18 Eylül 2016 Pazar

Çocukluğun Elemleri ve Yetişkinliğin Gamları: Nasıl bir Çıkış Yolu?*

Sayın Haşmet Babaoğlu yeni bir yazısında çocukluk hatıralarımızın yanıltıcılığını andı. "Çocuklar, yetişkinler, hatıralar..." başlıklı bu yazıda mealen şu gerçeği dile getirdi ki son psikolojik araştırmalarda ortaya konduğu üzere insanlar hatıralarını bilmeden, fark etmeden zaman içinde şekillendirirler, o yüzden mutlu çocukluk hatıralarımızı sorgulamamız gerekir. Yine Babaoğlu'nun ifadesini mealen özetleyecek olursam, daha gerçekçi düşünürsek görürüz ki çocukluğumuz aslında oldukça elemliydi ve hiç de öyle yanıltıcı hatıralarımızdaki gibi cennetimsi bir mutluluk çağı değildi. Şahsen kendim sadece çocukluğumun değil, daha sonraki yılların güzel hatıraları hakkında da zaman içinde gerçekten şunu fark ettim ki hatırladığım böyle bir güzelliği yaşarken ben aslında pek sevinçli olmazdım. Bunu fark etmekle de şunu anladım ki böylesi herhangi bir güzel hatırayı düşünürken onun olumsuz taraflarını pek çok defa zihnimde örtüyormuşum.

Fakat kanaatimce bu duruma takılmaya gerek olmadığı gibi, bundan faydalanmak da mümkündür. Hayata karşı daha akılcı, daha gerçekçi ve dolayısıyla daha olumlu, daha mutlu bir bakış açısını şimdi bari edinebilmek için bunu kullanabiliriz, şöyle ki geçmişteki o dertlerin geçiciliğinden ders çıkarabiliriz. Buradaki fikir yürütme gayet net olacaktır: Madem ki o hatıralardaki olumsuzlukları unuttuk, o hâlde o olumsuzluklar zaten geçici ve önemsizdiler. Dolayısıyla şuna dair hiçbir kanıt yoktur ki şimdi yaşamakta olduğumuz veya daha doğrusu yaşadığımızı sandığımız dertler kalıcı veya önemli olsunlar. İşte bu fikir yürütme tarzı "bilişçi terapi" ile yakından ilgilidir. Bilişçi terapi teknikleri ve onların da üstünde Kur'an ve sahih hadislerdeki benzer ilkeler ve yöntemler bize şu hususta yol gösterecektir ki akılcı, gerçekçi ve dolayısıyla olumlu bir hayat anlayışını elde edelim.