2 Ağustos 2016 Salı

Gülen ve Hempalarının Uğradığı Ağır Beddualar ve Felaket

Bugünlerde pek çok haber okuyoruz ki gaddar Gülenistlerin çeşitli türden vatandaşlarımıza, mesela kendilerinden olmayan askerî okul öğrencilerine daha 2013'ten önce yaptıkları ve fark etmediğimiz zulümlere dairdirler. Onların bu korkunçluklarını bilmiyordum, ama Müslüman gençleri Beyaz Adam hizmetkârı ve Müslüman sevmez kölelere dönüştürdüğü ve müminleri böldüğü için onların ele başı olan Gülen'e ben de o zamanlar köpürüyordum. Üniversitedeyken iki yıllığına (2006 ila 2008 arasında) onların evlerinde kaldıktan bir müddet sonradır ki Gülenizm'in bu kötülüğünü tastamam anlamıştım ve aldatılmışlığın kızgınlığıyla çileden çıkmıştım. İşte bu kızgınlıkla 2009 veya 2010'da ağır bir beddua ettim ki ona birazdan döneceğim. Yalnız burada şunu da ilave edeyim ki bir ara, 2011-2013 arasında, yani polis ve yargı teşkilatındaki Gülenist tahakküm yüzünden kimse Gülenist elebaşılara ses çıkaramazken, basındaki hemen herkes onları Müslümanların müttefikleri ve hatta bir parçası gibi gösterirken ve kendim de onlardan uzaklaşıp onların fenalığını biraz unutmuşken, kızgınlığım azaldı. Azaldı, ama asla tamamen kaybolmadı. (Bu arada, evet, bu aynen böyle olur. Hemen anlamazsınız. Aralarından ayrıldıktan sonra birkaç ay geçer, hâlâ onları savunursunuz. Eğer şansınız varsa, ancak birkaç ay sonra fark edersiniz ki çok fena aldatılmış ve duyguca sömürülmüşsünüz.)