9 Mart 2015 Pazartesi

Taksim Gezi Parkı Şiiri

Yasa ve namus dışı Gezi Kalkışması'nın tekrar diriltilmek istendiği şu günlerde, asıl Gezi Kalkışması günlerini hatırladım. O kadar hislenmiş ve öfkelenmiştim ki o duygularla şiir yazmıştım. Çocukluk ve delikanlılığını 90'ların karanlık İslam düşmanlığı günlerinin atmosferinde geçirmiş biri olarak artık buna katlanamıyordum. İmam Hatipli bir mağdur olmadığım hâlde, hassas tabiatımdan dolayı, o günlerin baskıları beni bunalıma sürüklemiş ve yıllarca depresyonla cebelleşmiştim. Hâlâ dahi tam salim sayılmam.

Ben iyileşmeye çalışırken, bize 90'lardan ve (asla tamamen bitirilememiş olan) 28 Şubat Süreci'nden daha kötüsünü getirmeye çalışan sırtlanları Allah'a havale ediyorum. Allah onlara ne yapacağını iyi bilir. Yeter ki laikçilerin biz mağdurları Stockholm Sendromu'na kapılarak Allah düşmanı laikçi totaliterlerle dost olmaya kalkışmayalım ve aleyhlerindeki dualarımızı ve nusret talebimizi asla bırakmayalım.

Şimdi sizi manzumemle baş başa bırakayım.

TAKSİM GEZİ PARKI ŞİİRİ

İnsanların en kötüleri fena azdılar
Akıllarınca hükümete mezar kazdılar
Laikçi faşist düzene az halel gelince
Müslümanlara ve demokrasiye kızdılar

Ormanda kaçak villada oturanlar bile
Güya üç ağaç için eyleme başladılar
Bütün nefret ve kin ve şeytanlıkları ile
Halkın ve kamunun mallarını taşladılar

Pis ayakkabılarla camiyi işgal edip
Abdestsiz gezmekten öte içkiler içtiler
Batının onlara yardımını hayal edip
Seçilmiş başbakana güya kefen biçtiler

Onlar Müslümanları mahvetmeye bakarken
Allah onlar ve Batıyı gördü ve işitti
Polise saldırır etrafı yakar yıkarken
İnanmadıkları Allah her şeyi kaydetti.

Pişman olup tevbe edip yola gelmezlerse
Dünya ve ahiret azabı onları bekler.
Cehennemin gerçek olduğunu bilmezlerse
Gösterecek onlara zebani ve melekler.

24 Receb 1434
3 Haziran 2013
Pazartesi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder